© Ekonomim TV

Milletvekili Maaşlarından Dar Gelirlilere Pay Ayrılmalı mı?

Türkiye’de milletvekili maaşları ve emeklilerin durumu, yıllardır tartışma konusu olmaya devam ediyor. Emekliler ve dar gelirli vatandaşlar, hayat pahalılığı karşısında zorlanırken, milletvekillerinin yüksek maaşları ve sosyal hakları gündeme getiriliyor. Peki, vekillerin maaşlarının bir kısmının doğrudan ihtiyaç sahiplerine aktarılması mümkün mü? Özellikle muhalefet partileri, sürekli olarak ekonomik zorlukları ve vatandaşın geçim derdini dile getirirken, kendi maaşlarından bir pay ayırarak somut bir adım atabilir mi?

 

Mevcut Durum ve Milletvekili Maaşları

Türkiye’de şu an 600 milletvekili bulunuyor. Bir milletvekilinin maaşı ise ek ödeneklerle birlikte yaklaşık 140-150 bin TL arasında değişiyor. Emekliye ayrılan milletvekilleri de yüksek emekli maaşları alarak hayatlarına devam ediyorlar. Eğer aktif ve emekli milletvekillerinin maaşlarının %25’i dar gelirli aileler ve emeklilere verilse, önemli bir kaynak oluşturulabilir.

Örneğin;

Aktif 600 milletvekilinin maaşından %25’lik bir kesinti yapıldığında, her ay yaklaşık 20 bin TL x 600 = 12 milyon TL gibi bir miktar ortaya çıkacaktır. Son üç dönemde emekliye ayrılan vekillerin maaşları da eklendiğinde, bu rakam daha da artacaktır. Bu paranın doğrudan dar gelirli ailelere, emeklilere ya da öğrencilere burs olarak aktarılması mümkün olabilir.

Muhalefet ve Sosyal Sorumluluk

Muhalefet partileri, sürekli olarak hükümeti emekli maaşlarının düşüklüğü, ekonomik sıkıntılar ve hayat pahalılığı üzerinden eleştiriyor. Ancak bu noktada samimiyet testi devreye giriyor. Eğer gerçekten vatandaşın yanında olduklarını göstermek istiyorlarsa, öncelikle kendi maaşlarından bir fedakârlık yapmaları gerekmez mi?

CHP, İYİ Parti, DEM Parti ve diğer muhalefet partileri, ekonomik zorlukları sıkça gündeme getirirken, kendi vekillerinin maaşlarının belirli bir oranını doğrudan ihtiyaç sahiplerine aktararak öncülük edebilirler. Bu, bir yandan dar gelirli vatandaşlara destek sağlarken, diğer yandan siyasi samimiyetin de göstergesi olabilir. Eğer muhalefet milletvekilleri, her ay maaşlarının %25’ini yoksul ailelere bağışlasa, halkın gözünde çok daha güçlü bir güven ortamı yaratabilirler.

Siyasi Popülizm Yerine Gerçek Çözümler

Elbette bu öneri, sadece muhalefetle sınırlı kalmamalı. İktidar partisi milletvekilleri de aynı fedakârlığı göstererek destek olabilirler. Meclis içinde ortak bir fon oluşturulup, bu fon aracılığıyla düzenli olarak dar gelirli ailelere yardım yapılabilir.

Siyasette halkın refahı için konuşmalar yapmak önemli ancak eyleme dökülmeyen söylemler bir noktadan sonra samimiyetini yitiriyor. Eğer gerçekten emekliyi, dar gelirliyi düşünüyorlarsa, vekiller maaşlarının bir kısmını bağışlayarak toplumda fark yaratabilirler.

Muhalefet, sadece sözde değil, özde de vatandaşın yanında olduğunu kanıtlamak istiyorsa, bu tür somut adımları atmalıdır. Aksi takdirde, yapılan eleştiriler sadece siyasi bir söylemden öteye geçmez ve halk nezdinde güven kaybına uğrar.

Peki, bu öneriyi hayata geçirmek için adım atacak bir siyasetçi çıkar mı? Bekleyip göreceğiz…

Asgari Ücret Artışı ve Enflasyon Tartışmaları

Son dönemde ekonomi yönetiminden bazı yetkililerin yaptığı açıklamalar da dikkat çekici. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı’nın asgari ücretin artırılmasının enflasyona neden olacağı yönündeki açıklaması, ekonomik gerçekler açısından tartışmalı bir iddia olarak karşımıza çıkıyor.

Bu görüşe göre, asgari ücret artırıldığında dar gelirli vatandaşların satın alma gücü yükseliyor ve bu da daha fazla harcama yapmalarına yol açarak enflasyonu tetikliyor. Ancak bu mantık yürütülürse, milletvekili maaşlarının ve diğer üst düzey gelir gruplarının da enflasyonist baskı oluşturduğu iddia edilebilir. Çünkü bir milletvekili maaşı yaklaşık 150 bin TL iken, bir asgari ücretli 23 bin TL kazanıyor. Eğer harcama gücü enflasyonu artırıyorsa, o zaman önce yüksek gelir gruplarının maaşlarını tartışmaya açmak gerekmez mi?

Dahası, vatandaşın temel ihtiyaçlarını karşılamak için yaptığı harcamalar, lüks tüketimden çok gıda, kira ve faturalar gibi zorunlu harcamalardan oluşuyor. Eğer halkın temel ihtiyaçlarını karşılayacak bir geliri olmazsa, ekonomik çarklar nasıl dönecek? Üstelik büyük şirketlere teşvikler ve vergi afları sağlanırken, dar gelirli kesimin maaş artışlarını "enflasyonun sebebi" olarak göstermek ne kadar adil?

Bugün milyonlarca insanın bebek bezini tek tek aldığı, ekonomik sistem var. Asgari ücretin artışına karşı çıkanların, öncelikle bu durumu sorgulaması gerekmiyor mu? Eğer maaş artışı gerçekten enflasyonu artırıyorsa, milletvekili maaşlarının da enflasyon üzerindeki etkisi konuşulmalı.

Siyasi Popülizm Yerine Gerçek Çözümler

Siyasette halkın refahı için konuşmalar yapmak önemli ancak eyleme dökülmeyen söylemler bir noktadan sonra samimiyetini yitiriyor. Eğer gerçekten emekliyi, dar gelirliyi düşünüyorlarsa, vekiller maaşlarının bir kısmını bağışlayarak toplumda fark yaratabilirler.

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER